
Ayın Doktoru
DMAE mucizesi ile
Antiaging yüz germe/Ameliyatsız lifting
Doç.Dr.Alev Eken
Dermatolog
Öz Geçmişi
Yüzüm…,boynum…,vücudum…..cildim esnekliğini kaybetti!
Göz kapaklarımda sarkma, göz altlarımda torbalanmalar, göz çevremde esneklik kaybı var!
Dudaklarımın altında ve üstünde ince çizgiler belirdi!
Dudaklarımın daha dolgun ve belirgin görünmesini isterdim!
Cildim stres ve yorgunluktan ışıltısız, solgun görünüyor!
Sırtımı ve omuzlarımı açıkta bırakacak dekolte bir elbise giymekten çekiniyorum!.
Bütün bu yakınmalar geçip giden yılların kaçınılmaz sonucu değildir. “Genç, gergin, ışıltılı cilt yapınızı uzun yıllar koruyabilir, ileri yaşlarınızda da mükemmel bir cilde sahip olabilirsiniz” diyen ve bu konuyu “Kozmesötik Etken Maddeler” kitabında da vurgulayan Dermatolog Doç. Dr. Alev Eken, hızlı bir yüz gerdirme etkisi yapacak DMAE kreminin mucizevi etkilerini sizlerle paylaşıyor.
“Yapılan klinik çalışmalarda, cilt hücre zarını stabilize eden DMAE isimli antioksidan maddenin, sarkmış cildin tekrar liftingini sağladığı, göz altındaki torbaları yok ettiği, çene hatlarını belirginleştirdiği, dudakları dolgunlaştırdığı ve de cilde parlaklık kazandırdığını kanıtlayan verilerin olduğu” nu belirtirken “sarkan cildimiz için çözümün artık yalnızca estetik cerrahi olmadığı” nı da söylüyor.
Cildimiz yaşlanırken…
Cildimiz yaşlanırken kırışıklıklar, renk değişiklikleri, beneklenmeler, damarlarda çatlamalar ve deride matlaşma/parlaklığın azalması gibi birçok değişiklikler oluşur. Ancak yüzümüz, cilt yüzeyindeki değişikliklerle yaşımızı göstermez.
Diğer önemli bir faktör de sıkılığını, esnekliğini kaybetmesidir. Gözaltları, yanaklar, gıdık ve boyun derisi düşmeye başladığında çareler aramaya başlarız. İşte size DMAE mucizesi…
DMAE (dimetilaminoetanol) denizin organizmamıza sunduğu mucize bir molekül olup en iyi kaynağı balıktır. B vitamini türevi ve asetilkolin sentezini uyarıcı bir maddedir. Merkezi sinir sisteminde bulunan ve mantıklı düşünebilmemizi sağlayan kimyasal maddeleri artırır.
DMEA, aynı zamanda antioksidan ve hücre zarı stabilizatörüdür. Organizmada hücreleri serbest radikallere karşı korur. Diğer antioksidanlarla (Koenzim Q10), vitaminlerle (vitamin C, E gibi) ve cildi besleyici (nemlendirici özellikte maddeler) diğer maddelerle karıştırıldığında cilt üzerindeki antiaging etkileri daha da belirginleşir. Diğer bir değişle, başka antioksidanlar ve vitaminlerle interaktif olarak çalışarak onların etkisini artırır.
Kozmetik kremler içinde uygulandığında ise, hızlı ve çarpıcı bir şekilde, elastikiyetini kaybetmiş derinin sıkılaşmasını sağlayarak antiaging etkiler gösterir. Göz çevresindeki torbalanmaları giderir; ince çizgilenmeler gösteren dudakları belirginleştirir, doldurur; çene hatlarını gerginleştirir. Ekstra bonus olarak deriyi pürüzsüzleştirir, parlaklığını artırır ve çizgilerin azalması sağlar. Makyaj altına uygulandığında cilde ışıltı verir. Bu etkiler, deriye uygulandıktan birkaç dakika içinde gözlenebileceği gibi uzun süreli kullanımda etkinliği kalıcı olur. Böylece uzun yıllar genç, gergin ve ışıltılı cilt garantisine sahip olunur.
Cilt hücreleri nasıl yaşlanır? Yaşlanmada serbest radikaller ve DMAE mucizesi…
Konu yaşlanmaya geldiğinde bir numaralı düşman, zaman değildir. Asıl düşman, çok işgüzar ve zararlı, küçük moleküller olan serbest radikallerdir.
Cildimiz sıklıkla bu iç ve dış kaynaklı zarar verici ajanlarla karşı karşıyadır. Güneş ışınları, bazı ilaçlar, sigara dumanı, hava kirliliği, sıcak/soğuk gibi çevresel faktörler serbest radikaller üreterek cildin koruyucu özelliğinde değişiklik oluştururlar. Bu dış kaynaklı faktörlere ilave olarak organizmanın kendisi de yaşamı devam ettiği ve yeni hücreler ürettiği sürece serbest radikaller oluşturmaya devam eder. Yani, serbest radikaller, günlük yaşantımızın kaçınılmaz yan ürünleridir ve kendimizi onlardan kurtarmamız olanaksızdır.
Bir odada zıplayan tenis topu gibi rasgele hareket ederek etraflarına zarar verirler. Cildimizde de cildimizin en önemli destek proteini olan kolajene, organizmanın eşsiz genetik şifresi olan DNA’nın üretildiği çekirdek de dahil hücrenin her parçasına ve hücre zarına zarar verirler. Cilt hücre zarı serbest radikallerin ana hedefidir. Hücre zar yapısı bir kez bozulduğunda, faydalı besinlerin hücre içine girip atıkların hücre dışına çıkışına engel olur; hücre su kaybederek susuz kalır.
Kurtarıcı antioksidanlar serbest radikalleri zararsız hale getirirler; böylece sağlıklı hücrelere, vücut proteinlerine, hücre DNA’sına saldırmasına engel olurlar. DMAE, özel moleküler yapısı nedeniyle, hücre zarının yapısına katılarak onun bir parçası olur. Bu durumda hücre zarı, baskıya daha dayanıklı hale gelir ve stabilize olur. Yapılan klinik çalışmalar DMAE’nin, yaşlanma sürecini hızlandıran hücresel atık/moleküler çöp depolarını azalttığını göstermektedir.
Cildimiz nasıl esnekliğini kaybeder?
Organizmadaki tüm hücreleri bir arada tutan kolajen, cildimize gençlik esnekliği ve gerginliği sağlayan maddelerden biri olup özellikle serbest radikallerin hasarından kolayca etkilenir. Bu acımasız, sürekli saldırı sonucunda kolajen lifleri parçalanır, cilt esnekliğini, gerginliğini yitirir. Neyse ki cildimizde fibroblast olarak isimlendirilen hücreler, zarar gören kolajen liflerini sürekli olarak yeniden yapar veya onarır.
Ancak fibroblastlar da yıllar içinde fonksiyonlarını yerine getirme yeteneklerini kaybederler. İşte bu noktada da DMAE, mucizevi etkiler göstererek, yeniden genç ve enerjik fibroblast hücrelerinin oluşumu, kolajen yapımı ve tamiri için tetiği çeker.
Kaslarımız neden sarkar?
Estetik cerrahlar, cilt gerdirme ameliyatlarından önce, cildin yapısından çok alttaki kaslarla ilgilenirler. Kasları eski yerlerine çekerek onlara yeniden form kazandırmaya çalışır.Yaşlanmada yerçekiminin gücü küçümsenemez. Cildimiz ise kendiliğinden gevşeyip yerçekiminin gücüne teslim olmaz. Yaşlanırken cildimizi formda tutan kasların ve asetilkolin gibi kimyasal maddelerin gücü azalır. DMAE bu noktada da devreye girerek nörotransmitter olarak görev yapan asetilkolin sentezini uyarır. Bu durumu açıklayabilmek için, yüz kaslarımızın “gülümsemek” için geçirdiği bir dizi biyolojik reaksiyon örneğini verebiliriz. Gülümseme duyusu mesajı, ilgili sinir boyunca ilerleyerek, hedef kasa ulaşır. Sinir ile kas kavşak noktasında aralarında asetilkolin gibi maddelerin depolandığı bir kesecik vardır. Kas, çalışma mesajını aldığında çağrıya cevap olarak hızlı bir asetilkolin bırakımı olur. Asetilkolin, kas dokusuna her bırakıldığında, alttaki kasın hareketi ya da şekillenmesi ile sonuçlanır. Yaşlanma başladığında üretilen asetilkolin miktarı ve bu maddenin kas üzerindeki mesaj verici etkisi azalır. Böylece yeterince hareket edemeyen kaslarımız form kaybederek sarkmaya başlar. Botulinum toksin enjeksiyonu uygulanan kaslarda da, geçici ve isteyerek, asetilkolinin etkisi azaltılmıştır. Bu kişiler DMAE içeren kozmetik kremler kullanarak ileride gelişebilecek sarkmalar için önlem almalıdırlar.
Her hakkı saklıdır. © 2005 Bakara A.Ş. gnc-bilgi@gnc.com.tr. Ürünler ile ilgili bilgiler sadece bilgilendirme amaçlı olup, kullanımına yönelik hiçbir taahhüt ve tavsiye yerine geçmez. Ürünler beslenme destek ürünleri olup, ilaç değildir, tedavi amaçlı olarak kullanılmaz. Linkler ile elde edilen bilgilerin sorumluluğu ilgili siteye aittir.
tasarım: TURKLINE 





